$type=slider$cate=5$meta=0$cate=4$show=home$rm=0

“AYKIRI KADINLAR” TARİHİNDEN: KOMÜNAR LOUISE MICHEL[*]

  “ Tekrarların yitip gittiği bir çağdır devrim; Hep ilerlemek gerekir. Dört bir yandan kuşatılmış olan Komün’ün ufkunda Yalnızca ölüm vardı...



 

Tekrarların yitip gittiği bir çağdır devrim;

Hep ilerlemek gerekir.

Dört bir yandan kuşatılmış olan Komün’ün ufkunda

Yalnızca ölüm vardı.

Cesaretli olmaktan başka çaresi yoktu, öyle de oldu.

Geleceğe büyük bir kapı açtı, oradan geçecek.”[1]

 

Bana Komün’ün suç ortağı olduğum söylendi. Kuşkusuz ki evet; çünkü Komün her şeyden çok, Sosyal Devrim’i istiyordu ve Sosyal Devrim benim de en büyük arzumdur. Dahası, Komün’ün teşvikçilerinden biri olmaktan onur duyuyorum… Öyle görünüyor ki özgürlük için çarpan yüreklerin küçük bir kurşun parçasından başka bir hakları yok; o hâlde ben de payımı istiyorum. Beni sağ bırakırsanız intikam için haykırmaktan hiçbir zaman vaz geçmeyeceğim.” 

“Göğe hücuma kalkanlar”ın Paris Komünü yenilgiye uğratılıp katılımcıların çoğunun amansızca katledildiği günlerde, Komün komutanlarından Louise Michel, askeri mahkemede hâkimlerin kürsüsüne böyle haykırıyordu…

Devrim momentleri toplumsal altüst oluşlara sahne olur. Uyruklar başkaldırıp kralların saraylarını başına yıkar, askerler silahlarını komutanlarına doğrultur, öğrenciler okul yönetimini boykot eder, açlar sokaklara dökülüp dükkânları yağmalar, işçiler fabrikaları işgal eder… Kadınlar kocalarına ve kendilerine biçilen “iyi ana, uysal eş” rollerine isyan edip sokaklara dökülür…

Paris 1871, böyle momentlerden biriydi. 

1870 yazında patlak veren Fransa-Prusya savaşı, III. Napoleon yönetimindeki Fransa için felaketle sonuçlanmış, Fransız ordusu Sedan’da Bismarck’ın kuvvetlerine teslim olmuştu. İzleyen siyasal kargaşada Fransa’da cumhuriyet ilan edilecek, Şubat 1871 seçimlerinde oluşan Ulusal Meclis, Fransa taşrasının baskısıyla sağcı-monarşistlerin belirgin ağırlğıyla biçimlenecektir. Hükümetin başı, monarşist-gerici Adolph Thiers’dir; hem Meclis, hem de hükümet Paris’in kilometrelerce uzağındaki Versailles sarayından yönetilmektedir.

18 Eylül 1870’te imzalanan ateşkese kadar Prusya ordusunun işgali altında kalan Paris’teki hava ise son derece farklıdır: İşgal hem Paris halkını iktisadî bir çöküşle karşı karşıya bırakacak, hem de radikalleştirecektir. 1870-1871 kışı kentin karşı karşıya kaldığı en sert kışlardan biridir; besin ve yakacak sıkıntısı zirvededir; yiyecek fiyatları 10 ila 20 kat artmıştır; sokaklardan toplanan kedi, köpek, kargalar, Hayvanat Bahçesi’ndeki hayvanlar yenilmektedir. Paris sokaklarındaki tüm ağaçlar kesilip yakacak olarak kullanılmıştır. Anneler çocuklarını besleyecek süt bulamamaktadır. Ocak ayında ekmek karneye bağlanır; yetişkinlere günde 300, çocuklara 150 gram. 

Şubat ayına ekmek ayaklanmaları damgasını vuracaktır. Parisliler işsizlikten ve açlıktan kırılmaktadır; erkeklerin çoğu için tek kurtuluş, gündeliği 1.50 franga Ulusal Muhafızlar’a yazılmaktır. Parisli erkekler bu sayede silahlanırken, Ulusal Muhafız sayısı 300 000’e tırmanır.

Ulusal Muhafızların sayısındaki bu artış, Thiers’i de kaygılandırmaktadır; sonunda onları silahsızlandırmak amacıyla harekete geçmeye karar verir. 18 Mart gecesi, birlikleri, Ulusal Muhafızlar’ın elindeki topları teslim almak için harekete geçerler.

Ve kadınlar devreye girer…

Kaybedecek bir şeyleri yoktur, zira… Aralarından iş bulacak kadar şanslı olanlar, günde 13 saat, haftada 6 gün çalışmaktadır. Ve ellerine geçen üç kuruş kocalarının ücretine eklendiğinde bile, hayat pahalılığıyla baş etmeye yetmemektedir. Çoğunlukla içine saman ve kâğıt katılarak yapılmış ekmekler için saatlerce kuyrukta bekleyenler de onlardır. Bedenini pazara sürmek, açlıkla baş etmenin son çaresidir, Paris, fahişe kaynamaktadır. 

Dedim ya, kaybedecek bir şeyleri yoktur. Topları almaya gelen askerlerin yolunu Monmartre’lı kadınlar keser. Bedenlerini toplara siper eder, askerlerle konuşur engeller, ikna ederler. Birkaç saat içerisinde askerler silahlarını komutanlarına yöneltmiştir…

“Komün” Paris’li kadınların Thiers’in askerlerini kenti terk etmeye ikna ettikleri o 18 Mart 1871 günü kurulmuştur. Yargıçlar dahil her bir görevli, seçimle iş başına gelmekte, sıradan bir işçinin ücretiyle çalışmakta, geri çağrılabilmektedir.

Komün 30 Mart’ta zorunlu askerliği ilga eder ve eli silah tutan tüm yurttaşların katılabildiği Ulusal Muhafızlar’ın tek silahlı güç olduğunu ilan eder. 30 Mart’ta Ekim 1870-Nisan 1871 arasındaki tüm kira ödemelerini ve icra dairesindeki tüm malların satışını durdurduğunu açıklar. Aynı gün, Komün’e seçilen yabancıların görevlerini onaylar, çünkü “Komün’ün bayrağı, dünya cumhuriyetinin bayrağıdır.” 6 Nisan’da giyotin meydana çıkartılarak halkın sevinç gösterileri arasında yakılır. 16 Nisan’da imalatçıların kapatıp terk ettiği fabrika ve atölyelerin bir dökümü hazırlanıp, kooperatifler hâlinde örgütlenmiş işçiler tarafından işletmeye açılması kararlaştırılır. Bu kooperatifler aynı zamanda tek bir işçi sendikası hâlinde birleşecektir.

20 Nisan’da fırıncıların gece çalışması yasaklanır; istihdam büroları kapatılarak belediyeye devredilir. 30 Nisan’da ise tüm rehinci dükkânları kapatılacaktır.[2]

Kadınlar ilk günden itibaren Komün’e etkin biçimde katılmışlardır: oy haklarının bulunmamasına ve kamu görevlerinden yasaklı olmalarına karşın. 

Gerçekten de 1789 Devrimi kadınların durumunda pek az değişiklik yaratabilmiş, az sayıdaki kazanım ise Karşıdevrim tarafından gasp edilmişti. Pek azı, az çok öğrenim görme şansına sahipti, o da manastırlarda, rahibelerin verdiği eğitimden ibaretti. Meslekler kadınlara kapalıydı; içlerinden öğretmen, ebe, hemşire vb. olabilenler sefalet ücretleriyle geçinmek zorundaydı.

Dahası Komün’ün Proudhoncu liderleri, kadınların çalışmasına bağnazca karşı çıkmaktaydı; öyle ki Enternasyonal’in Fransız seksiyonu, kadınların sanayi işçisi olarak çalışmasına şiddetle muhalefet eden bir karar almıştı.

Buna karşın Komün, kadınlara geniş bir alan açacaktı: Kendilerini kimseden “izin” almak zorunda hissetmeden, tartışmalara katılmakta, komiteler oluşturmakta, kızlar için daha iyi bir eğitim, kadın emekçiler için daha yüksek ücret talebini gündeme getirmekte, Ulusal Muhafızlar için üniforma ve cephane imal etmekte, muharebe alanlarında aşçı ve hemşireler olarak yaşamlarını tehlikeye atmakta, kent barikatlarının kurulmasında görev almaktadırlar. Mayıs ayında merkezi hükümete bağlı güçlerin nihaî saldırısında ise erkeklerle omuz omuza kenti savunacaklarıdır.

Tıpkı 1789’daki gibi, kulüpler kurarak hararetli tartışmalar yürütür bir yandan da. Kulüp toplantılarının yapıldığı kiliselerin kürsülerinden, “devrim düşmanları”nı, yani zenginleri, ruhbanları ve kenti savunmak için silaha sarılmayan erkekleri lanetler, sosyal bir cumhuriyet, kadınlar için siyasal haklar, boşanma hakkı, resmen evli olsun olmasın, Ulusal Muhafızların dullarına maaş bağlanmasını savunurlar. 

On bin kadar kadının Komün’e katıldığı hesaplanıyor. Liderleri arasında sendikacı Nathalie Le Mel, gazeteci André Léo, yorulmaz ilkyardım hemşiresi, sonradan Jules Guesdes ile birlikta Fransız İşçi Partisi’ni kuracak olan Paule Minck, Karl Marx’ın Komün örgütlenmesinde görevlendirdiği Rus devrimci Elisabeth Dmitrieff ve Komün’ün en önemli figürlerinden Louise Michel vardır… Öğretmen, hemşire, örgütçü, savaşçı Louise Michel…

1830’da Kuzeydoğu Fransa’daki Yukarı Marne’da doğmuştu. Annesi Marianne Michel varlıklı bir ailenin yanında hizmetçiydi, ailenin oğlu olan babası onun doğumundan bir süre sonra ortadan kayboldu. Çocuğu annesi ve babaannesiyle büyükbabası büyüttü. İlk eğitimini aldığı büyükbabası Voltaire hayranı bir liberaldi, Louise anılarında onların özgürlükçü insanlar olduklarını, annesine ve kendisine sevgi verdiklerini yazacaktı.[3] Büyükanne ve dedesinin ölümünden sonra öğretmenlik eğitimini tamamlayıp köy öğretmeni olarak hayata atıldı. Komün’den önce Paris’de kendi kurduğu, özgürlükçü ve ilerici bir program uygulayan okulun yöneticisidir. Louise Michel. Louis Napoleon’un ikinci imparatorluğu döneminde politize olarak yoksullardan, işçi sınıfından yana saf tutmuş, Prusya’nın Paris kuşatması boyunca öğrencilerini aç ve eğitimsiz bırakmamıştır.

Paris Komünü’nün ilanının ilk gününden itibaren Louise Michel, özellikle eğitimin örgütlenmesinde aktif görevler üstlendi. Kız çocukları için laik eğitim, kadın ve erkek öğretmenler için eşit ücret, çocukların eğitiminde öğretmen-veli işbirliği, eğitimini tamamlayan kadınlar için pratik atölyelerinin kurulması, engellilerin eğitim süreçlerine katılması… Komün’ün kısa ömründe hayata geçirmeye çalıştığı uygulamalardı.

Versailles güçleri Komün’ü yok etmek için Paris üzerine yürüyüşe geçtiğinde, Louise Michel karatahta ve tebeşiri bir yana bırakıp silaha sarıldı. Bir yandan yaralı askerlerin tedavisi, kent halkına yiyecek sağlamak gibi görevleri üstlenen Monmartre Kadın Muhafızları Komitesi’ni yönetiyor, bir yandan da elde silah, barikattan barikata koşuyordu. Hükümet birlikleri kente girip halkı katletmeye başladığında son ana kadar savaştı. Ta ki birlikler annesini tutuklayana dek. Bunun üzerine annesinin serbest bırakılması koşuluyla teslim oldu, Versailles’da kadın tutsakların tutulduğu hapishaneye götürüldü.

Paris’i ateşe veren kadınlarla birlikte yargılandığı Petroleuse davasında, Louise Michel kadınları eğitmenin yol açabileceği çılgınlığın canlı örneği olarak sunuldu. Yoksul, daha düşük eğitimli kadınları Komün için savaşmaya ve Paris’i ateşe vermeye teşvik ettiği iddia edildi. Duruşmasında kendisine yöneltilen suçlamalar şunlardı:

i) Hükümeti devirmeye teşebbüs,

ii) Yurttaşları birbirine karşı silahlanmaya teşvik ederek iç savaşı kışkırtmak,

iii) Silah bulundurup kullanmak, askeri üniforma giymek,

iv) Belgede sahtecilik,

v) Komün rehinelerinin öldürülmesinde suç ortaklığı[4]

İddianame okunduktan sonra Mahkeme başkanı bir diyeceği olup olmadığını sordu. Yanıtı çarpıcıydı:

“Kendimi savunmak istemiyorum, savunulmayı talep etmiyorum; ben tümüyle toplumsal devrime aidim ve tüm eylemlerimin sorumluluğunu üstlendiğimi ilan ediyorum. Generallerin öldürülmesine katılmakla suçluyorsunuz beni. Buna yanıtım evet, eğer halka ateş açtıklarında Monmartre’da olsaydım benzeri emirleri verenlere ateş etmekte bir an olsun tereddüt etmezdim; ama tutsakken neden vurulduklarını anlamıyorum ve bunu bir korkaklık olarak görüyorum. Paris’in ateşe verilmesine gelince, evet buna katıldım. Versailles’ın birliklerini ateşten bir barikatla durdurmak istiyordum. Bu vakada hiçbir suç ortağım yoktur, tümüyle kendi inisiyatifimle hareket ettim.

Komün’ün suç ortağı olduğum söylendi! Tabii ki evet, çünkü Komün her şeyden çok bir sosyal devrimi istiyordu ve sosyal devrim isteklerimin en değerlisidir. Dahası, Komün’ün destekçilerinden biri olmakla onur duyuyorum. Hepimizin gayet iyi bildiği gibi Komün’ün ne cinayetlerle ne de yangınla hiçbir ilişkisi yoktur. Hotel de Ville’deki bütün toplantılara katıldım, bunlarda ne suikast ne de kundaklamaya dair tek bir laf edilmedi. Gerçek suçluları bilmek ister misiniz? Emniyet müdürlüğünden insanlardı; gün gelecek, bugün sosyal devrim partizanlarını suçlamanın çok doğal sayıldığı bu olayların gerçek failleri günışığına çıkacaktır…”[5]

İdam edemediler! Bunun yerine 1872’de Yeni Kaledonya’ya sürgüne gönderildi. “Uslanacak”, sürgün yerinde rahat duracak mıydı? Hayır! Kanak kültürüyle hemhâl oldu, yerel şef Atai ile yakın dostluk kurdu. Kanak masallarını, efsanelerini derledi, ilk Fransızca-Kanak dili sözlüğünü kayda geçirdi. Ama aynı zamanda Fransız sömürgecilere Karşı Kanak isyanını destekledi…

1880’de diğer Komünarlarla birlikte affa uğradı. Fransa’ya bir anarşist olarak döndü. Ve yeniden devrimci mücadeleye daldı. Eylemlerini Fransa’yla sınırlı tutmayacaktı: 1881’de Sosyal Devrim Kongresi’ne katılmak üzere gittiği Londra’da devasa kalabalıklara seslendi. Londra’da tanıştığı Pankhurst kadınlarından Sylvia Pankhurst’ü çok etkilediği aktarılmaktadır.

Mart 1883’de Paris’de işsizler gösterisindedir. Gösterinin ardından, başlarını çektiği 500 göstericiyle birlikte üç fırını yağmalarlar “Ekmek, iş ya da kurşun!” sloganları eşliğinde… Anarşizmin kara bayrağı ilk kez bu olay sırasında Louise Michel’in elinde boy gösterecektir.

Bir kez daha yargılanır ve altı yıl hücre hapsine mahkûm edilir. Hücresinde Anılar’ının yanı sıra bir de bilim-kurgu roman kaleme alır. 1886’da, Kropotkin ve diğer anarşistlerle birlikte salıverilecektir.

Louise Michel 1890’da bir kez daha tutuklandı. Onu önce bir akıl hastanesine kapatmaya çalıştılar, bu olmayınca da Londra’ya sürgüne gönderildi. Burada bir yandan diğer anarşist sürgünlerle ilişki kurarken, bir yandan da sürgünlerin çocukları için, Mihail Bakunin’in eğitim ilkelerinin uygulandığı Uluslararası Anarşist Okul’u açtı (1890). Okul, bodrum katında patlayıcılar bulunası üzerine 1892’de kapatılacaktı. Sonradan patlayıcıların okulda asistan olarak çalışan Özel Kuvvetler mensubu bir kışkırtıcı ajan tarafından yerleştirildiğinin ortaya çıkması, okulun yeniden açılmasını sağlamayacaktı… 

Michel sürgün yıllarını Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde kitlelere seslenerek geçirdi. 1895’de Fransiz anarşist dergi Le Monde Libertaire’i yayınlamaya başladı. Aynı yıl Londra’da bir konferansta Emma Goldman’la tanışacak ve bu genç anarşist kadını çok etkileyecekti.

Aynı yıl Fransa’ya döndü. 1904’de, 74 yaşında Fransız Cezayir’inde konferans turuna çıktı. Tabii, konferanslarında anti-sömürgeci vurgu hâkimdi… Ama bundan dolayı yargılanamadı. Ömrü yetmedi çünkü… 10 Ocak 1905’de Marsilya’da zatürreeden yaşamını yitirdi. 100 bin kişinin katıldığı bir uğurlamayla Paris’de Levallois-Perret mezarlığına gömüldü[6]

 

24 Ocak 2025 16:03:27, Muğla.

 

N O T L A R

[*] İnsancıl Dergisi, No:16, Mart 2025…

[1] Louise Michel, Mémoires de Louise Michel, écrits par elle-mȇme, Bibebook, 1886, s.120.

[2] Bkz. Christina Gridley ve Carolyn Kemp, “Women in the Paris Commune”, 8 Mart 2012, https://www.marxist.com/women-in-the-paris-commune.htm. Ayrıca bkz. Tony Cliff, “Women in the Paris Commune”, Class Struggle and Women’s Lliberation, https://www.marxists.org/archive/cliff/works/1984/women/03-commune.htm#s2

[3] “Louise Michel, Kızılcık, Sosyalist Siyasi Kültür Dergisi, sayı 24, Mart-Nisan 2012, https://kizilcik.org/?view=article&id=1506:louise-michel&catid=95

[4] Louise Michel, A Short Biography, https://louisemichel.com/louise-michel-a-short-biography/

[5] The Trial of Louise Michel – Paris Commune, 1871. https://louisemichel.com/the-trial-of-louise-michel-after-the-paris-commune-1871/

[6] Louise Michel, Wikipedia, https://en.wikipedia.org/wiki/Louise_Michel


Yorum Ekle

BLOGGER

|/fa-clock-o/ Başlıklar$type=list-tab$c=5$date=1$au=0$page=1$sn=1

/fa-star-o/ Öne Cıkanlar$type=list-tab

/fa-comments/ Yorumlar$type=list-tab$com=0$c=5$src=recent-comments$pages=1

/fa-history/ Arşivden $type=list-tab$source=random-posts$author=0$c=5

/fa-users/ TAKIP ET

Ad

“HOŞGÖRÜDEN EŞİTLİĞE: TÜRKLERLE ERMENİLER ARASINDAKİ GÜÇ İLİŞKİLERİNİ BİR SİVİL HAKLAR MODELİ ARACILIĞIYLA DEĞİŞTİRMEK,1,“KOBANÊ’NİN ‘BİZ’İMLE NE ALÂKÂSI VAR?,1,“NEFRET SUÇLARI” VE “ZEHİRLİ KAN” ÜZERİNE,1,1 MAYIS 2015’DE İSTİKAMET(İMİZ) -2014’TE OLDUĞU GİBİ!- TAKSİM,1,1 MAYIS 2016 DERS(LER)İ,1,1 MAYIS’A GİDERKEN: AKP KADINLAR İÇİN NE YAPTI,1,1 mayis,14,100. YAŞINDA EKİM DEVRİMİ’NİN ANIMSATTIKLARI,1,100’E 1 KALA ERMENİ GERÇEĞİNİN TOPOĞRAFYASI,1,12 eylul,4,12 EYLÜL 2010 SONRASI,1,12 EYLÜL KİME KARŞIYDI?,1,12 EYLÜL YARGILANDI… MI?,1,12 EYLÜL’Ü YARGILAMAK...,1,1915- HRANT VE ADALET,1,1968’İN 50. YILINDA SARI YELEKLİLER,1,2013,1,2014,1,2014 İÇİN 2013’ÜN 1 MAYIS DERSLERİ,1,2015,1,2015 1 MAYIS’INDAN 2016’YA YİNE YENİDEN ISRARLA TAKSİM,1,2016,1,2018,1,2019: YERKÜREDE VE COĞRAFYAMIZDA İŞÇİ SINIFI(MIZ),1,23 NİSAN BİTTİ ‘KUTLU DOĞUM’ VERELİM,1,24 HAZİRAN SEÇİM(LER)İ VE TAVIR(IMIZ),1,7 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİ’NE DAİR -GEREKÇELİ- TAVRIMIZ,1,7 HAZİRAN’DAN 1 KASIM’A HDP NOTLARI,1,8 mart,3,A-UTOPYA’YA UNUTULMAZ BİR YOLCULUK,1,ABD EMPERYALİZMİ VE VENEZÜELLA 2019,1,AÇIK SÖZLÜ OLMAK İYİDİR (7 HAZİRAN SONRASINA DAİR DEĞERLENDİRME),1,ADALET: ANTROPOLOJİK BİR BAKIŞ,1,afis,1,AFRİN (VE SURİYE’N)İN ÖTESİDİR,1,AFRİN (VE SURİYE),1,AKADEMİNİN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN,1,akademisyen,2,AKADEMİSYEN SORUMLULUĞU,1,AKLIMIZDA TAŞIYORUZ SİZLERİ,1,akp,36,AKP İKTİDARI VE GÜNDELİK HAYATIN İSLÂMİLEŞTİRİLMESİ,1,AKP İSLÂM FAŞİZM ve KADINLAR,1,akp.kriz,1,AKP’NİN ‘KÜLTÜR POLİTİKALARI’?,1,AKP’NİN “DERİN DEVLET”İ,1,AKP’NİN “KINDER KUCHE KIRCHE”Sİ,1,AKP’NİN “MUHAFAZAKÂR”LIĞI NEYE DENK DÜŞER,1,AKP’NİN “ORGANİK AYDINLARI” VE HAZİRAN KALKIŞMASI,1,AKP’NİN BAŞKAN”LIĞI,1,AKP’NİN EĞİTİM SİSTEMİ Mİ DEDİNİZ,1,AKP’NİN EĞİTİM SİSTEMİ: MİLLİYETÇİ MANEVİYATÇI VE PİYASACI,1,AKP’NİN EĞİTİM SİSTEMİYLE İMTİHANI,1,AKP’NİN KADINLARA KARŞI SAVAŞI: MADAM GİBİ ÖLMEK,1,AKP’NİN MUHAFAZAKÂRLIĞI İSLÂMCILIĞI NEOLİBERALİZMİ VE KADINLAR,1,aktuel,4,aktüel,3,ALEVÎLİK VE SINIF MÜCADELESİ: KÜLTÜR VE EKONOMİ POLİTİK,1,aleviler,1,amerika,3,ANADOLU’NUN “YA BASTA”SI,1,antropoloji,10,ANTROPOLOJİ: NASIL VE NİÇİN,1,arkeoloji,1,ARSIV,1,ATAERKİ” ÜZERİNE,1,ATAERKİL PAZARLIK BOZULDU,1,AVM’LER,1,AVRUPA BİRLİĞİ: ÇOKKÜLTÜRCÜLÜĞÜN “KRİZİ”,1,aydinlar,9,aydinlar devrimciler,29,AYŞE ÖĞRETMEN “DAVA”SININ ANIMSATTIĞI,1,Barış Bildirimi metni,1,baris,9,basin,3,BAŞKALDIRIDIR MİZAH YA DA HİÇ!,1,BE ZİMAN JÎYAN NA BE,1,BEJDAR’IN TUTSAK ALINAMAYAN ŞİİRLERİ,1,BEKLE BİZİ -YENİDEN- TAKSİM,1,BELLEKLE GELECEĞİN KARŞILAŞMASI,1,bilim,3,BİR “ELEŞTİRİ”YE KISA KENAR NOTLARI,1,BİR “İMKÂNSIZ AŞK” HİKÂYESİ: “AKADEMİ VE ÖZGÜRLÜK,1,BİR “PRAKSİS ANTROPOLOJİSİ” İÇİN,1,BİR AYDIN(LIK) HÂLİ FİKRET BAŞKAYA,1,BİR DAHA ASLA DİYEBİLMEK İÇİN: GÖZALTINDA KAYIPLAR,1,BİR İKTİDAR (YENİDEN-)ÜRETME ARACI OLARAK MOBBİNG[*],1,BİR İKTİDAR ARACI OLARAK KORKU,1,BİR KEZ DAHA “TERÖR” MÜ,1,BİR KİMLİK SİYASETİ OLARAK MİLLİYETÇİLİK VE IRKÇILIK,1,BİR MİLAT: REFERANDUM VE SONRASI,1,BİYOLOJİ KADER Mİ? ya da “FITRAT”A DAİR,1,BİZİM DELİLERİMİZ,1,BM DB VE IMF’NIN DILINDE KADIN YOKSULLUĞU,1,bölge,3,BU 12 EYLÜL REJİMİ… BURADAN ÇIKIŞ YOK,1,BU NE ŞİDDET BU CELÂL? (YA DA “GULYABANİ” KİM),1,BUGÜN ADNAN YÜCEL KONUŞACAĞIZ,1,CELLATLARIN DÖKTÜKLERİ KAN,1,cevre,15,CHARLIE HEBDO’YA SALDIRI TE’VİLLERİ VE TAVRIMIZ,1,chd,1,cinayetler,13,CUJUS REGIO EJUS RELIGIO,1,CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ VEYA BU KADAR YETKİYİ BABANIZA VERİR MİYDİNİZ,1,Çile'nin Antropolojisi: Bir Anı Bir Gözlem ve Bir Tahlil Girişimi,1,ÇOCUKLAR ÖLMESİN DEMEK TERÖR SUÇU MU,1,ÇOCUKLARININ ETİYLE BESLENEN ÜLKE,1,ÇÖZÜMÜN SOSYO-EKONOMİK YANI,1,DAĞLAR ERİRSE – ZEVEBÂN,1,DAİMA YAŞAYACAKTIR İSMİYLE MÜSEMMA YAŞAR KEMAL,1,DARBE GİRİŞİMİ VE SONRASI,1,dava,13,davalar,1,DELİ DUMRUL’UN “KENTSEL DÖNÜŞÜM”Ü ya da YOLSUZLUK RANTIN İKİZ KARDEŞİDİR,1,DEMİRİN TUNCUNA İNSANIN...,1,demokrasi,4,DEMOKRATİKLEŞ-ME PAKETİ,1,dersim,2,devlet,12,DEVLETİN ERKEKLERİ YA DA KADINA ŞİDDET NASIL ÖNLENMEZ,1,DEVLETİN KÜRTAJI: ROBOSKÎ,1,DEVLETLÛLAR,1,devrim,10,DİĞERLERİ VE KENT HAKLARI…[*],1,dinler,7,DİNLER İSLÂM VE KADIN BEDENİ,1,dinleti,1,DİRENEN DAMAR[*] ÇÜRÜMEYEN,1,direnis,3,dunya,6,dünya,60,düsünce özgürlügü,2,EGEMENLERİN “PYRRHUS ZAFERİ”: F-TİPİ,1,egitim,12,EKİM DEVRİMİ SOSYALİZM KADINLARIN KURTULUŞU,1,ekoloji,10,ekonomi,7,elestiri,1,ELEŞTİRİ HAYATTIR; YAŞATIR,1,emek,17,emekciler,3,EMEKÇİLER İŞSİZLER YOKSULLAR NEREDE,1,emperyalizm,9,EMPERYALİZM- T. “C” VE AFRİN,1,enternasyonalizm,1,ENTERNASYONALİZM ÜZERİNE NOTLAR,1,ERCAN BİNAY’DAN (BAFRA T TİPİ) MEKTUP VAR: ABDULLAH KALAY’A ÖZGÜRLÜK,1,ermeniler,4,ESKİ(MEYEN)/ YENİ TÜRKİYE”DE BARIŞ (MI),1,etnoloji,2,EVET ÇIKSA DA “HAYIR”,1,EVLAT YOLDAŞ,1,fasizm,7,FAŞİZM VE KADINLAR,1,felsefe,2,feminist,1,FİDEL İÇİN SANCAĞI YARIYA İNDİRMEYİN DAHA DA YÜKSELTİN,1,FRIEDRICH ENGELS VE AİLENİN,1,genclik,2,GERÇEKTEN DE NEDİR TERÖR,1,GÖBEKLİTEPE BİZE NEYİ ANLATIYOR,1,güncel,8,gündem,11,GÜNDEM’E DÜNE VE BUGÜNE DAİR,1,HAFIZASINI YİTİRMEYEN “DERSİM’E AĞIT,1,hakkinda,1,HÂL ÜLKEYİ KUTUPLAŞTIRIYOR,1,HÂL VE GİDİŞ(İMİZ),1,HANGİMİZ ÖZGÜRÜZ Kİ,1,hareketler,2,Hasta Tutsak Abdullah Kalay 2. Heyet Raporuna Rağmen Tahliye Edilmiyor!‏‏,1,HAVADIR SUDUR ATEŞTİR YANİ HAYATTIR GRUP YORUM,1,HER GÜN DÖRT İŞÇİ BEŞ KADIN,1,HER KÖYDE BİR “KÖPEK” VARDIR,1,HİÇLEŞTİRİLME KAYGISINDAN ÖFKEYE SARI YELEKLİLER,1,HRANT,1,hrant dink,4,hrant dink'in katline 2015 perspektifinden bakmak,1,hukuk adalet,34,IŞILTILI VE “TEHLİKELİ” BİR KADIN: SUAT DERVİŞ,1,IŞİD VE İSLÂMCI “FEMİNİSTLER”,1,ibrahim kaypakkaya,1,İFADE ÖZGÜR(LÜĞÜ) MÜ,1,İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VAZGEÇİLEMEZ ÖNCELİKLİ DEĞERDİR,1,iktidar,10,iletisim,2,inanc,7,insan haklari,1,isci-sendika,11,islam,14,islam.ortadogu,1,İSLÂMCI-MUHAFAZAKÂRIN ZİHİN HARİTASINDA BİR GEZİNTİ: “NASIL BİR KADIN(LIK),1,İSTANBUL SEÇİMİ - BİR DEĞERLENDİRME,1,isyan,15,İŞÇİ SINIFI 2017 1 MAYIS(’IMIZ) VE KATLİAMIN 40. YILINDA TAKSİM,1,İŞÇİ SINIFININ KADINLAŞMASI,1,İTİRAZ VE ELEŞTİRİ “HAZIROL”DA DURMAZ,1,İYİ Kİ YAŞADILAR İYİ Kİ YAZDILAR,1,KADIN(LAR) VE DEVRİM(LER),1,KADINLAR KAPİTALİZM FAŞİZM VE AKP,1,KADINLAR GERÇEKTEN DE “SINIFLAR-ÜSTÜ” MÜ,1,KADINLAR İÇİN OLABİLECEK EN KÖTÜ ALAŞIMIN ORTASINDAYIZ,1,KADINLARA KENTLERE GECELERE DAİR,1,KADINLARIN KURTULUŞU: MARKSİZM’SİZ OLUR MU,1,kadin,63,kadinlar,11,KALBİM(İZ) CİZRE’DEDİR,1,kapitalizm,24,KAPİTALİZM KÜLTÜR DİRENİŞ,1,KAPİTALİZMİN KENDİNİ İMHASI: NEOLİBERALİZM,1,kart,1,katlamlar,1,katliamlar,7,KELLE FIYATINA HÜRRIYET ESIRLIK BEDAVA,1,KENTİ (YOKSULLARINDAN) TEMİZLEMEK,1,KEŞFEDİLMEMİŞ GELECEĞİN BİÇİMLENMESİ İÇİNDİ SAMİR AMİN,1,kitap,35,KOBANÊ BİZİMDİR BİZ KOBANÊ’YİZ,1,KOLEKTİF BİR DEVLET CİNAYETİ: HRANT DİNK,1,komünizm,6,kriz,54,KRİZ SAVAŞ VE İŞÇİ SINIFI ÜZERİNE GÖRÜŞLER,1,KRİZDEN İNSAN MANZARALARI[*],1,KÜLTÜR “YERLİ VE MİLLİ” MİDİR?YA DA NEDİR,1,kültür sanat,30,KÜRESEL KÜLTÜR” MÜ,1,kürt sorunu,1,laiklik,1,LAİKLİK Mİ HANGİSİ,1,latin amerika,12,LATİN AMERİKA: SAĞIN GERİ DÖNÜŞÜ - 1/ BREZİLYA ÖRNEĞİ,1,LATİN AMERİKA: SAĞIN GERİ DÖNÜŞÜ-2/ PARAGUAY: “TEKNİK DARBE,1,LATİN AMERİKA’DA BARIŞ SÜREÇLERİ,1,LATİN AMERİKA’DAN “BARIŞ SÜREÇLERİ”: EL SALVADOR ÖRNEĞİ,1,LATİN AMERİKA’NIN DESAPARECIDO’LARI,1,leninizm,4,LÜZUM” ÜZERE: BİR KEZ DAHA İSTANBUL SEÇİMİ,1,MAĞLUP MU DENİR ŞİMDİ ONLARA?,1,MARKSİST-LENİNİST ROMAN YAZARI : VEDAT TÜRKALİ,1,marksizm,6,MARKSİZM + V. İ. LENİN = EKİM DEVRİMİ (NOTLARI),1,MARKSİZM AİLE AŞK CİNSELLİK ÜZERİNE SÖYLEŞİ,1,MARKSİZM VE KADIN ÜZERİNE,1,Marksizm ve Kadın: Emek Aşk Aile,3,MARKSİZM VE KADINLARIN KURTULUŞU,1,MARX’IN DÜŞÜNCE DÜNYASINA BİR SEYAHAT: ETNOLOJİ DEFTERLERİ,1,MARX’TAN ÖĞRENEN BİR ÇUKUROVALI: OKTAY ETİMAN,1,MASKELİ FAŞİZM: “POPÜLİST AŞIRI SAĞ,1,medya,1,MEVTAYI İYİ BİLMEZDİK,1,milliyetci,2,mizah,2,MURAT’IN DÜŞÜ LAMBORGHİNİLER VE DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLMEK,1,mücadele,15,MÜCADELE BOYU BİR YAŞAM: SCHAFIK JORGE HANDAL,1,MÜCADELEYE DEVAM”[1] “BU DAHA BAŞLANGIÇ,1,NE OLDU O “İMTİYAZSIZ SINIFSIZ KAYNAŞMIŞ KİTLE”YE,1,NEO-FAŞİZM(LER) “FEMİNİST” Mİ,1,NEO-LİBERAL TÜRKİYE’DE MUHAFAZAKÂRLAŞMA/ DÜŞKÜNLEŞME DİYALEKTİĞİ,1,NEO-LİBERAL TÜRKİYE’NİN “EN ALTTAKİLER”İ: İŞÇİ SINIFI KÜRTLEŞİRKEN,1,neoliberal,12,newroz,1,NİCE ONYILLARA ‘YENİKAPI’LI YOLDAŞLAR,1,O GÜN BU ÜLKEDE. O GÜN O ALANDA,1,OĞLUM(UZ) ÖLÜMSÜZDÜR,1,ohal,4,OKTAY AĞABEY(İMİZ,1,ONLAR ÇALIP ÇIRPTIKÇA BİZ YOKSULLAŞIYORUZ,1,ORÇUN,1,ortadogu,10,ORTADOĞU’DA BİR KARABASAN: IŞİD,1,OSMANLI’YI “İHYA” ETMEK: AKP’NİN TÖRENLERİ,1,OTUZÜÇ KOR DÜŞTÜ YÜREĞİMİZE…,1,ÖFKELENİNCE ÇOK GÜZEL OLUYORSUN TÜRKİYE,1,ÖFORİNİN ORTASINDA,1,ÖĞRETTİKLERİ HATIRLATTIKLARIYLA GREİF DİRENİŞİ,1,ÖLÜMSÜZ ABİ(MİZ) OKTAY ETİMAN,1,ÖRGÜTLÜ MÜCADELE ETİĞİ VE SOSYALİST DEMOKRAS,1,öteki,29,ÖZEL MÜLKİYETİN DEVLETİN KÖKENİ ÜZERİNE,1,ÖZERKLİKÇİ ANAYASA SONRASINDA BOLİVYA DERSLERİ,1,ÖZGECAN’IN KATLİNİN AKP’YLE NE İLGİSİ VAR,1,özgeçmis,1,özgürlük,5,panel,3,PARANOYA VE MEGALOMANİNİN (“YENİ”) REJİMİ,1,PARİS KATLİAMI “BARIŞ SÜRECİ” VE HESAPLAŞMA,1,politika,13,POPÜLER KÜLTÜRE ELEŞTİREL BAKIŞLAR - KISA BİR TARİHÇE,1,postmodernizm,1,protesto,2,RECEP’İN TÜRKÜ(/ŞİİR)LERİ,1,referandum,3,rejim,1,roboski,1,ROBOSKİ’NİN KANAYAN KARANFİLİ,1,röportaj,12,SAHİ “VESAYET (REJİMİ)” KALKTI MI,1,SAHİCİ OLMAK,1,savas,4,savas-baris,1,SAVAŞ ŞIDDET ÜZERINE EKONOMI-POLITIK VE ANTROPOLOJIK NOTLAR,1,SAYGI VE HAYRANLIKLA ÇHD GENEL KURULU’NA,1,secim,18,secimler,4,seçim,5,SEÇİMLERİN SONRASINDA,1,seminer,1,sempozyum,1,SEN ÇÜRÜMENİN RESMİNİ ÇİZEBİLİR MİSİN ABİDİN?YA DA MEMLEKETTEN EĞİTİM MANZARALARI,1,SEN MİSİN “BARIŞ” DİYEN,1,sibel özbudun,1,sinifsal bakis,11,SİVAS KATLİAMI O GÜN ORADA BİTMEDİ,1,siyonizm,4,SİYONİZM ANTİ-SEMİTİZM VE BİR “MUGALATA” ÜZERİNE,1,SOMA “SON” OLSUN; AMA DEĞİL,1,sosyal bilimler,4,SOSYAL BİLİMLER: BİR ŞEY YAPMALI,1,sosyalizm,13,SOYKIRIM ÜZERİNE RESMÎ SÖYLEMLER ya da T.C. SOYKIRIMI NEDEN TANIMALIDIR,1,SOYKIRIMA TANIKLIK(LAR),1,soykirim,2,söylesi,1,söyleşi,2,SÖYLEŞİ: OKURYAZARLIK ÜZERİNE,1,suriye,2,SURUÇ’UN İŞARET ETTİĞİ,1,SUSMA SUSTUKÇA SIRA SANA MUTLAKA GELECEK,1,SUSMA! SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK,1,SUYUN DELİ DUMRULLARI: ÖZELLEŞTİRMELER,1,SÜREKLİLEŞTİRİLEN OHAL VE,1,ŞİDDET Mİ MEŞRUİYET YİTİMİ Mİ,1,ŞİDDET NEDEN KAPİTALİZMİN “OLMAZSA OLMAZI”DIR,1,taksim,3,tanitim,13,TANTALOS’U YARATMAK,1,tarih,17,tck,2,tck301,1,temel demirer,17,tercüme,2,terör,1,TIMEO HOMINEM UNIUS LIBRI/ TEK KİTAPLI İNSANDAN KORKARIM,1,TOTALİTARYANİZMİ SOKAKTA ALT EDEBİLMEK,1,TOTALİTERLEŞMEYE İHVAN’LAŞMAYA KARŞI,1,TÖREN ULUS-DEVLET İKTİDAR[*],1,Turkey a Beauty When Angry,1,tüketim,1,Türk Akademiası: Gerçekten kadınlar için Bir Cennet mi,1,TÜRK HALKI BARIŞÇI MI,1,TÜRK(İYE) İSLÂMI’NDA KADIN OLMAK,1,türkiye,82,ULAŞ ULAŞ’TIR,1,UNUTMAYACAĞIZ UNUTTURMAYACAĞIZ: ŞAHİT OL ANKARA GARI,1,UNUTULMAMASI GEREKENLER,1,üniversite,6,ÜNİVERSİTEYİ ÖLDÜRMENİN SEKİZ YOLU (YA DA ÜNİVERSİTE PİYASAYA NASIL ENTEGRE OLUR,1,VAHŞETİN ALTERNATİFİ VAR ELBETTE,1,VAR OLANDAN KOPMAK İÇİN YEREL SEÇİM VE SORU(N)LARI,1,VENEZÜELLA VE EMPERYALİZM KONUSU,1,VESAYET REJİMİ” ÖLDÜ YAŞASIN “İLERİ DEMOKRASİ,1,video,26,VURUN “ÖTEKİ”NE,1,YA SEV YA TERKET: BİR BİAT ARACI OLARAK MOBBİNG,1,YA SOSYALİZM YA BARBARLIK,1,YANIT: OLAN VE GELEN[*],1,YARGI BAĞIMSIZLIĞI” MI DEDİNİZ,1,yasam,20,YENİ TOPLUMSAL HAREKETLER NE KADAR “YENİ”,1,yeni yil,2,YENİ YÖK YASA TASLAĞI ÜZERİNE: PİYASA ÜNİVERSİTEYİ YUTARKEN,1,YENİDEN HAYKIRABİLMEK: “YERİMİZ MUTFAK DEĞİL DÜNYA,1,YERELİ BİRLİKTE YÖNETMEK - NASIL BİR DÜNYA İSTİYORSAK ÖYLE BİR YEREL YÖNETİM,1,YILDIZLARIN GÜNCESİNİ TUTAN ADAM: CENGİZ GÜNDOĞDU,1,yök,3,yönetim,1,YÜREĞİMİZDE,1,ZAPATİSTALARIN 33. YILI: BİR DEĞERLENDİRME,1,ZEYTİNLİĞİ ZİNDAN YAPAN SİSTEMATİK ZULME DİRENENLER,1,ZİNDAN(LAR)IN TÜRKÇESİ,1,ZORUNLU BİR AÇIKLAMA (II)… VE BİR EKLEME,1,
ltr
item
sibel🍂özbudun: “AYKIRI KADINLAR” TARİHİNDEN: KOMÜNAR LOUISE MICHEL[*]
“AYKIRI KADINLAR” TARİHİNDEN: KOMÜNAR LOUISE MICHEL[*]
https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgehSM8KuAAdWkM1hEFvks08we58Wmw-n7iiqI8S0GcAabO9tJ6lh1JCPlrwbdOgjHi7Ialwd5T6vE_xymMyI5-i1C5i6PP_I51vqrTzGoVjQzIw7bXQHNISDaU-KPHLFTAi3_ih5xsiOKczDAzTUDcL7vbBqkagp1ny55dzCdu91zv1FNEEbjBCz7-fUo/w640-h480/1IMG_3976%20(1).JPG
https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgehSM8KuAAdWkM1hEFvks08we58Wmw-n7iiqI8S0GcAabO9tJ6lh1JCPlrwbdOgjHi7Ialwd5T6vE_xymMyI5-i1C5i6PP_I51vqrTzGoVjQzIw7bXQHNISDaU-KPHLFTAi3_ih5xsiOKczDAzTUDcL7vbBqkagp1ny55dzCdu91zv1FNEEbjBCz7-fUo/s72-w640-c-h480/1IMG_3976%20(1).JPG
sibel🍂özbudun
https://sibelozbudun.blogspot.com/2025/03/aykiri-kadinlar-tarihinden-komunar.html
https://sibelozbudun.blogspot.com/
https://sibelozbudun.blogspot.com/
https://sibelozbudun.blogspot.com/2025/03/aykiri-kadinlar-tarihinden-komunar.html
true
1739006321341950428
UTF-8
Loaded All Posts Not found any posts Diger daha fazla Yanıtla Cancel reply Sil Ana Sayfa Sayfa Posta Hepsini Gör BUNA BENZER Etiket Arsiv Ara Bütün Yayinlar İsteğiniz gönderi bulunamadı Ana Sayfaya Dön Sunday Monday Tuesday Wednesday Thursday Friday Saturday Paz Pts Sal Car Per Cum Cmt January February March April May June July August September October November December Oca Sub Mar Nis May Haz Tem Agu Eyl Eki Kas Ara simdi 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago more than 5 weeks ago Followers Follow THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy